Urfa Siverek Son Dakika Haberleri

Urfalı Gözüyle Iran

Urfa’dan İran’a giden urfalı gazeteci yapıtğı gezi ve notlarını paylaştı.

İş gereği Hakkari’nin Yüksekova ilçesine gitmişken hafta sonunu 50 kilometre uzaklıktaki İran’ı gezerek geçirmek istedik. İran’a Esendere sınır kapısından geçerek Urumiye kentine girdik. İran Sero sınır kapısında güleryüzlü Gümrük Polisi bizi karşılıyor. İlk sorusu ve daha sonra her devlet memurunun sorduğu aynı soruyla karşılaşıyoruz: “Neden Geldiniz? Ne iş yapıyorsunuz?”  Kapıda çok güzel Türkçe konuşan Kürtlerden Sinan “Abe benimde kardeşim Urfa’da” diyor!  “Hayırdır ne işi var?” diye sorduğumuzda ise “Esrar taşırken yakalandı, Şu an Urfa Cezaevinde!” cevabını alıyoruz. Bize epey bir yardımcı oldu. Gümrükte işlemler o kadar uzun sürüyor ki, biri kontrol kağıdını yazıyor. Biri araçları kontrol ediyor, biri imzalıyor. Diğeri aracın akaryakıt durumunu kontrol ediyor. Mazotlu araçlara 10 EURO para cezası kesiliyor. Bir başkası EURO satıyor.  Kapıda 10 kişiyle muhatap olup her birine ayrı ayrı cevaplar veriyoruz. Kapıdan çıktıktan sonra bizi yakından takip eden siyah peguot aracı farkettik, çok önemsemedik. Kentler arasında bunu sürekli görünce Polisin taciz ettiğini anladık. Ama hiç konuşmuyorlar. Hiç bir şey sormuyorlar. Sürekli takip ediyorlar. Birine sorduğumuzda ise “Sizin güvenliğiniz için” cevabını alıyoruz. “Fena mı polis korumasında dolaşıyorsunuz. Ülkenizde böyle bir imkanınız var mı?” diyerek gülüyorlar.


TATLISES URFA’YI ÖYLE BİR TANITMIŞ Kİ…


Bize Nerelisin diye sorunlara “Urfa” diye cevap verince bir çoğu “Şanlıurfa” diyerek düzeltiyor. Bazıları ise hiç tanımıyor. Suriye sınırında bir şehir deyince çok önemsemiyor, İbrahim Tatlıses’in kenti deyince Sonra “İbrahim Nasıl? diye sorularla karşılaşıyoruz. İran’da Şarkı söylemek şarkı dinlemek yasak. Radyolarda şarkı yerine vaaz veriliyor. İranlılar çareyi araçlarında flash bellek kullanarak İbrahim Tatlıses şarkılarını dinlemekte bulmuş. Urfa’yı herkes İbrahim Tatlıses ile tanıyor. Türkiyeliyiz deyince bize ikramda bulunanlar, Tatlıses’in memleketi Urfalı olduğumuzu öğrenince daha hürmet gösteriyorlar. Bu ülke genelinde böyle. Tatlıses’in vurulmasına çok üzülenler, günlerce ağlayanlar, onu görmek için Türkiye’ye gelenler bile olmuş.


 URMİYE KENTİ


Batı Azerbaycan eyaletinin Türk kenti Urumiye’de herkes Türkçe konuşuyor. %90’ı Türk olan kentte %6-7 civarında Kürtler ve Ermeniler var. Türkler daha çok Azeri lehçesiyle konuşurken, Kürtler Türkçe’yi Türkiye lehçesiyle konuşuyor.
İran’ın 10. Büyük kenti, 900 bin nüfuslu Urmiye kenti oldukça düzenli ve temiz. Aracımızı uygun bir yere parkedip, şehir içinde gezebilmek için yolda gördüğümüz ilk taksiyi durduruyoruz. Taksiciyle çok rahat Türkçe anlaşabiliyoruz. Taksiler de en büyük rahatlık kentin en önemli noktalarını çok hızlı gezebiliyoruz.  Ayrıca İran telefonlarından 133’ü ararsanız size bedava rehber tayin ediyor. Rehber eşliğinde geziyorsunuz. Biz çok fazla devlet görevlileri ile irtibat kurmadık ama konuştuklarımız bize çok kibar davrandı. Sürekli soru sordular ama hepsi nazikti. Türkiye’den gelenlerden ürküyorlar sanırım. Haziran ayında yapılacak Devlet başkanlığı seçimleri öncesi herkes dış dünyadan gelecek bir provokasyon şüphesiyle olaylara bakıyor.  Çok ilginçtir, Türkiye’de sıkça duyduğumuz “dış güçlerin işi” sözü İran’da daha fazla. Ülke’de herkes Türk dizilerini izliyor. İlginçtir Ortadoğu’da en çok izlenen dizi Kurtlar Vadisi, İran da izlenmiyor. Kimse adını dahi bilmiyor. Onun yerine ATV’de yayınlanan, Karadayı, Samanyolu TV’de yayınlanan Şefkat Tepe ve Kanal D’de yayınlanan İntikam, Ben Bilmem Eşim Bilir gibi bir çok program İranlıların ilgiyle takip ettiği programlar…


OKULLARDA TÜRKÇE YASAK AMA…


Türk dizilerini izleyen İranlılar Türkçe’yi çok iyi konuşuyor. Kürt, Fars ve Azeri Türkleri yasak olmasına rağmen Türk kanallarını rahatlıkla izliyor. Böylece Türkçe’yi bizim gibi konuşuyorlar. Azeriler daha çok Azeri lehçesiyle konuşurken, Kürtler, Farslar ve Ermeniler Türkiye Türkçesini konuşuyor. Bazen “Sizde mi Türkiye’den geldiniz?” diye sormadan edemiyoruz. Azeriler ise bizim eskiden konuştuğumuz kelimeleri kullanıyor. “Hala yerine Bibi, Sokak yerine kuçe, Eski yerine köhne, Çivi yerine mıh” gibi kelimeler bizi eskiye götürüyor. Düşünmeden edemiyoruz. Bu kadar büyük coğrafyaya yayılmış hiçbir iletişim aracı olmadan aynı kelimeleri aynı duyguları paylaşırken, şimdi TV’den internete kadar herşey varken birbirimize yabancıyız. Babamız bizi biz çocuklarımızı anlayamıyoruz.
Okullarda Farsça’nın yanısıra Arapça, Fransızca, İngilizce ve Rusça öğretiliyor. İran Nüfusunun %40’ı Türk olmasına rağmen Türkçe dersleri yasak. Türkçe yayın yapan bir kanalları bile yok. Ülkede devrimi getiren Azeri Türklerinden, bir korku olduğunu hissettim. Çünkü 1908 yılında Azeri Türkü Settar Han ülkede Rıza Şah’a karşı bir devrime ön ayak olmuş. 1978 yılında başlayan İran İslam Devrimi yine Azerilerin çoğunlukta olduğu Tebriz kentinde başlamış. Azeriler Şah’a karşı Ayetullah Humeyni’yi desteklemiş.


KADINLAR BAŞÖRTÜLÜ, ÇARŞAF ZORUNLU DEĞİL…


İran’da 7 yaşından itibaren kızlar başörtülü dolaşmak zorunda. Ama Kadınlar başlarının yarısını açıkta bırakabiliyor. Hele genç kızların kendilerine baktıkları yüzlerinden anlaşılıyor. Kara çarşaf zorunlu değil. Sokaklarda rengarenk başörtülü kadınlar hayatın içinde. Gördüğümüz kadarıyla İran’da kadın sürücüler daha fazla. Kadınlar Şah dönemini özlese de İran’da kadınlar mutlu. Eğlenmek için özel evlerde toplanıyor. Ama dışarıda erkekle gezerken 1. Derecede yakınlığının olmasını belgelemen lazım. Bir erkek Annesi veya eşi veyahut kız kardeşi hariç kimseyle gezemiyor. Kız ve erkek nişan yapınca nikahta yapmış oluyor. Nikah belgesi olmadan gezemiyor. Eğer yakalanınca önce vatandaşlar erkeği dövüyor. Sonra Polis ardından da mahkeme farklı cezalar veriyor. Örneğin çatalla mezar kazdırıyorlar.
KADINLAR POLİSİ DÖVEBİLİR AMA POLİS KADINI ASLA…
Böyle durumlarda kadın Polise saldırsa Polis karşılık veremiyor. Kızlar ailelerine teslim ediliyor. Karakolda nasihat ediliyor. Devlet yönetimi kadınlara başörtüsü baskısından başka bir baskı yapmıyor. Alkollü dışarıda gezen erkekler yine vatandaşların hışmına uğruyor. Döve döve polise teslim ediliyor. Poliste meydan dayağı çekip ardından mahkemeye çıkarıyor. Mahkemede ilginç cezalar var. 3-5 ay Sokakları yıkayanlar, Çöp toplayanlar, camileri temizleyenler ve yaşlılara bakanlar. Bunun yanısıra çatalla mezar kazanlar, kadın elbisesi giydirilerek sokaklarda dolaşanlarda çabası…


URMİYE GÖLÜNE YAPILAN YOL İRAN’IN BAŞINI AĞRITMIŞ…


Urmiye kenti geçtiğimiz yıllarda yapılan yol nedeniyle çeşitli olaylara sahne olmuş. Ülkenin güney batısındaki ovaya kurulan Urmiye kentinin büyük bir gölü var. Urmiye gölü olarak bilinen ve tuz oranının fazla olduğu gölün ortasına 2011 yılında bir yol yapılmış. Bunu yapım aşamasında protesto gösterileri Urmiyelileri sokağa dökmüş. “Bin Şeref” sloganlarıyla inleyen Urmiye’de hayat durmuştu. Buna rağmen yapılan yol Urmiye gölünü kurutmuş. Göl ikiye ayrılmış. Daha önce liman olan bir bölgede tekneler karaya oturmuş. Yol tek şerit olarak hizmete açılmış ve 2500 tümen (Yani 1.25 lira) para alınarak geçiş sağlanıyor.


İRAN’DA EKONOMİ DURMUŞ


İran’da Avrupa ve ABD’nin ambargosu nedeniyle ekonomi çökmek üzere, birkaç yıl içinde İran’da Türk lirası 1 liraya e değer iken bugün 2000 tümen. Bir Tümen 10 riyale denk geliyor. İran’da vatandaşlar Riyalden bir sıfırı silmiş. O yüzden kafa karışıyor. 20 bin Riyal 2 bin Tümen ediyor. Para üzerinde yazan 20 bin Riyalı İranlılar 2000 Tümen olarak okuyor.
İranlılar bu durumdan son derece rahatsız. Ülke en büyük ticareti Türkiye ile yapıyor. Bankacılık sistemi Avrupa ve ABD’nin ambargosu altında. Mastercard ve Visa kartlarınız burada işlemiyor. Yanınızda mutlaka Türk Lirası bulundurmanız gerekiyor. Dolarda alan var ama Türk lirası daha revaçta. Ama kredi kartları bu ülkede işlemiyor. Kendine özgü bir bankacılık sistemi var. İran İslam Cumhuriyetinde Aylık faiz %30’u geçiyor. %20 ile para alan bankalar %30 ile geri satıyor. Ekonomik kriz nedeniyle ülkede intihar vakaları hızla artmış. 1990lı yılların Türkiye’si gibi. Şehirlerde 3 işyerinden biri Banka. Bankalar müşteri dolu. Ülkede kendilerine özgü kredi kartları var. Ama başka ülkede geçmiyor. İran’da verginin %20’si mollalara gidiyor. Molla Türk parasıyla 2000 ile 4000 lira maaş alırken, Polislerin maaşı ise 3 bin ile 5 bin lira arasında değişiyor. En fazla maaşı sivil polis alıyor. İstihbarat subaylarının maaşları da oldukça yüksek. Ülkede asgari ücret 400 lira civarında. Türkiye’ye gelmek isteyenler iş buluruz umuduyla Türkiye’de ki kariyer sitelerini takip ediyor. İranlılar çocuk yapmıyor. Azeriler ve İranlıların 1-2 çocukları bulunurken, Kürtlerin 4-5 çocukları var. Polislerin rüşvetçi olduğunu aktaran İranlılar, Polise rüşvet vererek bazı suçlardan ceza almadan kurtuluyor.


ERDOĞAN SEVİLEN LİDER


Özellikle Kürtler ve Türkler Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ı deha olarak nitelendiriyor. Ama Suriye konusunda çok sert açıklamalardan dolayı rahatsızlık duyuyorlar. Esad’ı sevende var ama Türkiye’nin refah düzeyini gören İranlılar Erdoğan’a hayran. Çocuklarını Türkiye’de okutanların sayısı fazla. Barış sürecini yakından takip eden Azeriler, Türkiye’nin bölgeye lider olmasını bekliyor.  
Yarın: İran Devrimi Devrilir mi?

Leave A Reply

Your email address will not be published.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More