Urfa Siverek Son Dakika Haberleri

Urfalı Eski Vekil Faruk Bayrak’ın öyküsü


Faruk Bayrak, Türkiye’nin en büyük basımevi olan Alfa yayınevinin sahibi. Bunun yanısıra Matbaa sektöründe faaliyet gösteren 9 şirkette 400’e yakın kişi çalışıyor. Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Ahmet Altan, Ece Temelkuran gibi isimlerin kitaplarını basan ve dağıtan Faruk Bayrak, Urfa’dan İstanbul’a ve oradan Meclise giden öyküsünü anlattı

TAMİRCİLİKTEN KİTAPÇILIĞA

1983 yılında Annesinin rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’a geldiğini aktaran Faruk Bayrak “O yıllarda ameliyat sonrası hasta 3-5 günde taburcu edilmiyordu. 2-3 ay İstanbul’da kaldık. O sırada dayım da burada Okul kitapları satıyordu.  Onun yanına gidip gelmeye başladım. Dayıma yardım ediyordum. Okulun ilk açıldığı günler bizde kuyruk olurdu. Kısa zaman içinde artık dükkanda bulunan bin çeşit kitabın adını ve yerini öğrenmiştim. Dayım o kitapları kendisi basar kendisi satardı. Kimseye vermezdi. Dağıtımını yapmazdı. Herkes gelip kitabı dükkandan alırdı. O sırada annem taburcu edildi. Bizde Urfa’ya geri döndük. Dayım sürekli telefon açıp beni İstanbul’a gelmem için ikna etti. İstanbul büyük şehir ve onun cazibesi beni etkiledi. Annemden izin alıp İstanbul’a geldim. Ben daha önce bir arkadaşımla birlikte Otomobil tamirciliği yapıyordum. Eski sanayide bir yer kiraladık bir miktar sermaye ile takım alıp Renault marka araçların tamirini yapıyorduk. Orada işi arkadaşıma devredip İstanbul’a geldim. O sırada Dayımın oğlu ile birlikte Kamyon ve otomobiller için mazot, benzin ve hava filtresi üretim atölyesi kurduk. Bir süre devam etti. Epey bir yayıldık ama ondan da bir süre sonra vazgeçtim. 6 ay sonra dayım ile birlikte matbaa kurduk. Sonra Dayım ortaklıktan ayrıldı ben bu işe devam ettim. Tabi ben o yıllarda bilgisayar kitapları basıyordum. Çok rağbet gördü. Daha baskısı başlamadan tükeniyordu. Şimdi yerli yabancı yüzlerce yazarın kitabını basıyoruz. Ahmet Altan, Selim İleri, Ahmet Ümit, Ayşe Kulin, Köksal Başar yani Türkiye’nin en ünlü yazarları Alfa yayınlarında. 1990’da başladığımız yayın hayatımızda şimdi Alfa, Everest  ve Melissa isimli basım ve dağıtım şirketlerimiz var.” diyerek sözlerini sürdürdü.

MİLLETVEKİLLİĞİ İÇİN 1998’DE TEKLİF GELDİ KABUL ETMEDİM

Yayıncılık sayesinde geniş çevresi olan Faruk Bayrak’a 1998 yılında birkaç partiden teklif gelmiş.  Aklımdan geçiyordu ama yol arkadaşlarıma güvenmediğimden kabul etmedim. 2002 yılı seçimleri öncesi peki dediğim zaman istemem yan cebime koy değildi ama isterim ama illa olsun diye de uğraşmadım. Nihayetinde oldum. “ dedi.

AK PARTİ’DE SİYASET YAPMAK ZOR MUYDU?

Ak Parti’de siyaset yapmanın önemine değinen Bayrak “Ak Parti’nin verdiği sorumluluk belli. Partinin bir genel ilkeleri vardı. Toplumun kabullenemeyeceği bazı hareketler var sakın bunları yapma. Ama seçmenlerin sorunları yerelde çözebiliyorsan çöz veya Ankara’ya taşı. Bu sorumluluğunu bilirsen Ak Parti’de siyaset çok kolay. Biz geldiğimiz zaman 500 yataklı hastanenin %60’ı bitmişti. Otoyol’un ciddi eksikleri vardı. Bir akşam diğer milletvekilleri ile beraber Başbakan’a gittik. 2 gün içinde oraya kaynak aktarıldı ve Otoyol’da hızlı bir gelişme sağlandı. Kısa sürede tamamlandı. Milletvekilliği dönemimle bu dönem arasında fark var. Bakan Faruk Çelik hem partide hem de Urfa’da sevilen bir isim. Gayet çalışkan ve Urfa içinde heyecanı var. Samimi bir şekilde Urfalıdan fazla Urfa için çalışıyor. Bakanlığın verdiği bir güçle Şanlıurfa kısa sürede bölgenin en gelişmiş şehri olacak.” şeklinde konuştu.

TATLISES URFA’YI TANITAN İSİM

Urfalı ünlü sanatçı İbrahim Tatlıses’in Şanlıurfa’yı tanıttığı kadar, başka kimsenin bu kadar tanıtamadığını belirten Faruk Bayrak, “Abdullah Gül halkla çok iç içe ama ondan önce Ahmet Necdet Sezer’in nereli olduğunu sorsanız sokaktaki vatandaş bilmez. Ama Tatlıses’in Urfalı olduğunu herkes bilir. Bugün Urfalı vizyon sahibi kişileri toplasan 5 ile çarpsan Tatlıses kadar Urfa’yı tanıtmamıştır. Buna bende dahilim.” dedi.

İSTANBUL’DA KÜÇÜK URFA VAR

Urfa’daki sıra gecelerinin bir benzerini İstanbul’da ki Urfalılarla birlikte düzenlediklerini aktaran Bayrak, “Haftada 2-3 sıra gecesine katılıyoruz. Arkadaşlarla biraraya geliyoruz. Urfa’yı ve İstanbul’daki Urfalıları konuşuyoruz. Urfa’yı İstanbul’da yaşıyoruz. Örf ve adetlerimiz solmadı.” şeklinde devam etti.

URFASPOR BAŞARI ELDE ETTİ

Urfaspor eski yönetiminin bir başarı elde ettiğini belirten Faruk Bayrak, “Ciddi bir başarıydı. Şampiyonluk büyük başarıydı. Süreci doğru yönetemediler. Haklı haksıza girmiyorum. Önemli olan sonuca gidebilmek. Arkadaşlarda büyük samimiyet var. Bir şeyler yapmak istediler. Ustalık krizi yönetebilmektir. Olmadı. Yeni yönetim geldi. Çok dengeli çok uyumlu bir yönetim. İnşallah başarılı olurlar. Fethi Şimşek’in heyecanını bilirim. Kendine olan özgüveni ile başarılı olacaktır. Beni de yönetime davet ettiler. Ama benim bir katkım olmayacak diye girmedim. Ama bu yönetimin başarılı olacağına inanıyorum.”

TÜRKİYE’DE KİTAP OKUMA ALIŞKANLIĞI YOK

Türkiye’de kitap okuma alışkanlığının olmadığını belirten Faruk Bayrak, “Bir atasözümüz var. Küçük kalkar büyüğe bakar. Bizim büyüklerimiz kitap okumuyor ki. Avrupa’ya bakın metroda toplu taşıma araçlarında herkesin elinde bir kitap var. Ama şimdi dünya çok küçüldü. Artık Türkiye çok gerilerde değil. Türkiye’de ortalama 42 bin çeşit kitap yayınlanıyor. Yılda 480 milyon kitap yayınlanıyor buda ortalama kişibaşına 7-8 kitap düşüyor. Dünya’da 15-20 olan ülkeler var. Önümüzdeki yıllarda Türkiye daha ileride olacak. Gazeteler çok dikkat çekmiyor. Ama İnternetten korsan e-kitaplar bizim sektörü etkiliyor. Biz yayınevleri olarak birlikte mücadele ediyoruz. Türkiye’deki kitap fiyatları Avrupa ülkelerine göre çok ucuz. Yunanistan’da 25 Euro olan kitap bizde 15 lira. Türkiye’de yazarların korkulu rüyası korsanlar. Biz korsan kitap ne kadar okunuyor bilmiyoruz. Avrupa’da bu yok. Kimse korsan okuyamıyor. Avrupa’da 500 bin kitap satılsa, Türkiye’de 500 desek 1 milyonda korsanı satılıyordur. Ama şimdi insanlar okuyor. ”

DÜŞÜNCE SUÇ OLMAKTAN ÇIKMALI

Türkiye’de bir çok yazarın kitaplarından dolayı hüküm giydiğini hatırlatan Bayrak, “İnsanların uçuk kaçık fikirleri olabilir. Beynim o fikirleri üretiyor diye cezalandırılmaz ki. Toplum bu fikri kabul etmiyorsa zaten benimsemez ve yazar okunmaz yok olup gider. Ama eyleme dönüşmediği sürece fikrin suç sayılması doğru değil. Beğenmediğimiz fikirleri toplum cezalandırır yok olup gider. Halen kitaplar denetleniyor.

TÜRK İNSANI KENDİNİ OKUYOR

Türk insanının son zamanlarda kendinden olanları okuduğunu vurgulayan Faruk Bayrak, “Halk kendi kültürünü ve tarihini öğrenmek istiyor. Ama Günlük hayattan  ve kişisel gelişimler, romanlar çok okunuyor. Etnik kitaplarda kendi toplumu tarafından okunuyor. Ama Roman ön planda.

EMİNÖNÜNDE BALIK YEMEK İSTİYORUM

Tanıtır olmanın negatif etkilerinin olduğunu söyleyen Bayrak “Her atmış olduğumuz adım bizden sonrakilere örnek oluyor. Bazı masum istekler bile eleştiriliyor. O yüzden daha dikkatli olmaya çalışıyoruz. Gençken Eminönü’nde balık yerdik. Haftalığımızı alınca akşam balık keyfimiz vardı. Şimdi onu yapamıyoruz. Biri bizi görse ne der diye düşünüyoruz. Mesela ben Pazar alışverişinden çok hoşlanırım. Zaman zaman başka mahallelerde pazarlardan alışveriş yapıyorum.

Leave A Reply

Your email address will not be published.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More