Urfa Siverek Son Dakika Haberleri

Oku, Gün Ağarana Kadar!

 “”Dün tenezzül başlığıyla yayınladığım yazıda “Urfa’ya “tenezzül”ü ilk getiren Germiş paşası Üceymi paşa olduğu söylenir. O dönemde taksinin adı “tenezzül” imiş. (kaynak kişi Ömer Okutan)

        Edebiyat öğretmeni araştırmacı yazar Adil Saraç hocam beni telefonla aradı. Meğer tenezzül değil tenezzüh’müş. Arapçada tenezzüh gezinti anlamına geliyormuş.

        Benim için Adil Saraç hocamın yazımı okuyup,  uyarması ayrı bir onur.

        Yanlış bir algı sonucu tenezzüh yerine tenezzül yazmışım… Bu hatadan dolayı okurlardan özür dilerim.””

        Gelelim esas konumuza:

        Bu şehri yöneten üzerimde vebal var diyen her ferde sesleniyorum.

        Son iki ay içinde Şehir içinden geçen kamyonların neden olduğu ölümlü trafik kazalarını açıklayın lütfen…

Örneğin; Trafiğe kapanan Erseven kavşağında üç kişi öldü mü? Yoksa asparagas haber mi?

         Kavşağı kapatınız; üst geçit nerede?

        Allah aşkına bir d şu tugayın oradaki üstgeçidi kontrol edin… Koca demir yığını, oraya boşuna mı yapıldı? Bir günde on kişi geçiyor mu?

        Diğer tarafta büyük bir semtin Erseven mahallesinin kavşağı kapatılmış…  Karar doğru olsa bile kavşaktan uzak bir yere kullanışlı olmayan antik bir üstgeçit yapılmış. Yaya geçidi yapmadan kavşağı kapatmak hangi mantığın eseri? 

        Büyük şehir olacakmışız! Mobese kameraları takılmış! Sürücülerin hepsi biliyor ki o kameraları otomatik ceza kesmiyor.  

        Kırmızı ışık mı? Kim takar… Hatta bizim literatürde kırmızı “Yanda kırmızı yanıyor ortadan geç!” demektir. 

         Dün halk otobüsleriyle uzlaşma sağlandı. Trafik sorunu çözüldü mü?

         Adına halk otobüsü denilen araçların sahipleriyle neyin anlaşmasını yapıldı?  Ayrıntılar beni hiç mi hiç ilgilendirmiyor? Beni, seni, herkesi ilgilendiren, hani, İstanbul’da yürekleri yakan o kaza vardı ya! 13 canın bir kırmızı ışığa, bir dolmuş şoförünün hırsına kurban edildiği kaza… İster şom ağızlı deyin ister remilci. Böyle giderse, benzer bir kazanın burada da olma ihtimali yüksektir.

         Şehir içinden geçen kamyonların neden olduğu ölümlü kazaların katillerini bulmak için kriminal araştırma yapmaya gerek yoktur. Aha, buraya yazıyorum! Yarın Abide kavşağının ortasında tüp dolu bir araç infilak ederse; ya da Karaköprü inişinde kırmızı ışığı ihlal eden bir toplu taşıma aracı hurdahaş olursa! Meydana gelmesi muhtemel hasarın veya can kaybının müsebbibi, o ağır vasıtaların şehir içine girmesine neden olanlardır.         

          Daha geçen gün, Cumhuriyet Caddesi, özel idare kavşağında 13 yaşında bir çocuğun ölümünü izlemedik mi? İzledik. Vah vah! Çektik. Ucuz, belleş vah vahlar! Çocuğun yakınları polise saldırdı. Biz haberin sadece polis saldırısıyla ilgili bölümüne odaklandık.  Şehir içinde bir kamyon! Yerde az önce bisikletle gezinti yapan üstü gazeteyle örtülü cansız bir taze beden.             

          Orada gazete altında cansız yatan çocuk, sizin çocuğunuz… Kanı sizden değilse de, sorumluluğu sizde… Ah,  vahla, saniyelik yanmasın yüreğiniz… Sorumlukla yansın! Öyle orman yangınına ön kuvvetlerle gidip,  basında Atatürk’ün Anafartalar’a çıkış pozunu vermeye benzemez insan ölümü… İnsan yanıyor be kardeşim, insan!

          Oku bunu, oku  tan ağarana kadar oku…

Leave A Reply

Your email address will not be published.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More