Urfa Siverek Son Dakika Haberleri

Kişisel Gelişim ve Yurdum İnsanı

 Şimdilerde çok moda, her yerde ‘kişisel gelişim’ kursları açılıyor. Hayatımıza birçok kavram giriyor. Zaman yönetimi, diksiyon, marka yönetimi, iletişim, NLP…  Acaba nedir kişisel gelişim?
Kişisel gelişim, kişinin kendini yeni şeyler öğrenmeye ikna etmesiyle başlar, bildiklerine yenilerini katmakla devam eder.  Öyle basit gelir ki, ‘NLP tekniği ile üniversiteye hazırlanmak’,  ‘NLP ile sosyal yaşamı iyileştirmek’,  ‘Zaman Yönetimi ile zamanı yönetmek’…  Ayrıca bir de ‘Diksiyon’ diye bir şey çıkmış(!)
   Hayata  geç kalan bir insan, ülkenin en iyi televizyon kanalına doğu illerinden bağlanan bir muhabir, sadece imajını korumak için reklam veren markalar… Oysaki günlük hayatın –hayata göre- sıradan insanları gibi ‘’ merhaba ben Pelin, memnun oldum tanıştığımıza’’ denildiğinde  ‘’ merhaba, ben de memnun oldum, benim de ablamın adı Pelin.’’ Şeklinde iletişimsizlik kokan iletişimi ve samimiyeti arttırmak için yapılan gereksiz konuşmalar yapan insanlarla dolu. Ne olacak yani, ne demek istiyoruz, yani ben de sizi ablam kadar seviyorum mu demek istiyoruz? Ya da hiç alakası olmayan bir durumda yine aynı amaçla – iletişimsizlik kokan iletişimi ve samimiyeti arttırmak için- sorulan ‘Nerelisiniz’ sorusu? Hani siz nereliyseniz ben de ona göre konuşacağım, bundan sonraki muhabbetimizin yönünü sizin nereli olduğunuz belirleyecek –sanki-(!) Bir de bu soruya alınan cevap karşısındaki akıl almaz tepkilerimiz var:  Gerçekten mi, inanmıyorum? ‘’Tahmin etmiştim, çünkü benim de en iyi arkadaşım o memleketin insanı.’’  Hadi buyurun bakalım, yeni tanıdığımız biri en iyi arkadaşımızın yerini almaya başladı bile. Tabi, memleket için söylenen ‘’ içinden mi’’ sorusunu içimden söylüyorum.
   Bizimki gibi ataerkil toplumların lider kişilikli aile reislerinin futboldan ve siyasetten sonraki en önemli konuları olan teknolojik muhabbetler ise tamamen toplumumuza özgüdür: Ucuza satın alınan her ürünün Çin malı olduğu, Japonların yaptığı her şey için ‘adamlar yapmış abi’ muhabbetinin döndüğü ortamlarda siyasi partiler için hiçbirinin beş para etmediği, hepsinin tabiri caizse malı götürdüğü konuşulur. Tabi bu sıradan kalıplaşmış cümlelerin çoğu ya konu hakkında bilgi sahibi olamamaktan ya da muhabbet olsun diye konuşma ihtiyacından kaynaklanır.
   İletişim, her şeyin başlangıcıdır. Konuşma yeteneği doğuştan var olur; ancak birçok şey gibi sanılanın aksine doğuştan sahip olamadığımız çoğu şey sonradan edinilebilir. Başarılı olmak öğrenilebilir. Örneğin, düzgün ve etkili konuşmak öğrenilebilir, yeter ki kalıplara takılmayalım, yeter ki ‘’ benim Türkçem zaten karnemde hep 10’du demeyelim. Yeter ki  yeni doğan bebeği olan bir kadına ilk aylarında ‘’bu daha iyi günlerin, sen göreceksin’’ demeyelim ya da yeni evli bir çifte ‘’eee ne zaman çocuk?’’,  çocuk olur sonra ‘’ ee artık ikincisi de hemen olsun, ikisi beraber büyür(!)’’ demeyelim.
   Kendimizi, kişiliğimizi geliştirelim ne olur? Ne olur, her sabah uyandığımızda dün sabah yaptıklarımızı yapmakla geçmesin günümüz. Ne olur,ne olur hem Fatmagül’ü izleyip, hem de ahlak adına ahkam kesmeyelim; ne olur, çocuklarımıza her akşam onları televizyon başında gördüğümüzde ödevler bitti mi, yarın okulda bunu soracaklar,ben karne günü senle görüşürüm’’ demeyelim.
   Kişisel gelişim, kişiliğin gelişimidir önce  amaç ise hayatı daha kaliteli yaşamaktır.  ‘’Zamanı yönetmek’’tir, bir kitabı ‘’Hızlı Okumak’’tır, ‘’Beden Dili’’ni doğru kullanmak ve karşımızdakini anlamaktır. Kalıplardan kurtularak hep aynı şeyleri yaşatmamaktır kendimize.
   Sevgili okurlar, kısacası okuyalım; kutsal kitabımızda bile geçer, ‘’Oku!’’ Kur’an’in ilk emri ‘OKU’ olmustur.Bilgi güçtür, bilgili insan bilgedir. Bilgili kişinin fikri de olur.Duruşu,oturuşu,yemek yemesi, öğütleri  bile farklıdır. Sıradan olmayalım, kişisel gelişime önem verelim.

YAZARDAN NOTLAR:


KONUYLA İLGİLİ DURUMLAR
Alış-veriş yapmak için maaşını almayı bekleyen bir memurun maaşını alıp, evine kredi kartıyla alış-veriş yapması.

Aynı otobüste yolculuk yapan insanların birinin diğerine hayırlı yolculuklar demesi için ilk mola yerine kadar beklemesi.

Kapı çaldığında ‘’Kim o’’ sorusuna ‘’BEN’’ diye cevap verilmesi.

Kız çocuğu doğuran bir kadına ‘’neyiniz oldu, kız mı erkek mi’’ diye sorulduğunda , kadıncağız kız bebek dünyaya getirmişse ‘’ olsun(!)’’ denilmesi.

Leave A Reply

Your email address will not be published.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More