Urfa Siverek Son Dakika Haberleri

HAYDİ BAZI KIZLAR OKULA! ZENCİLER UZAK DURUN

21. Yüzyıl Türkiyesi kızına kadınına ikinci sınıf insan muamelesi yapmaya devam ediyor. Padişahlık zamanında insanımız kulmuş, hiç bir hakkı yokmuşmuş. Cumhuriyet şimdi bizi kulluktan (kölelikten) kurtarmış ama, biz erkek millet olduğumuz için bu hakkı erkekler kendilerine almışlar, \”kadının yeri ocağının başıdır…! demişler, evinden dışarı çıkması halâ yasak…!

  Bugünlerde televizyonlarda sanki bütün ülke kızlarının okuması isteniyormuş gibi yanıltıcı bir şekilde sunulan, \”Haydi kızlar okula…!\” kampanyasının yalancı gürültüsü arasında bazı kızların gözyaşları ve çığlıkları görülmüyor.

  Türkiye özellikle son on yılda, toplumsal hafızada derin kırılmalara yol açan dramlar içinde dramlar yaşadı. Ülkeyi yönetenlerden aydınlara kadar herkes, farklı percerelerden farklı Türkiye fotoğraflarına baktı. Ama kimse, içlerinde kocaman ateşler yanan \”yalnız kardelenler\”in ateşini hiç görmedi. Onlar tek başlarına yandılar ve halen o ateş ülkenin ortasında yanmaya devam ediyor.

  Son yıllarda buruk bir sevinçle fakat bazı ciğerlerin ( vicdanların ) kanayarak izlediği, \”Haydi kızlar okula\” kampanyası yapmacık, trajik bir Türkiye fotoğrafıdır.

  Televizyon kanallarında bu kampanyaya katılan gönüllü kızları izlerken, özgür bir Türkiye ile gözyaşlarıını içine akıtan bir Türkiye\’nin fotoğrafları gölgeler halinde yan yana, arka arkaya birbirine karışıyor…

  Gönüllü kızlar, değişik şehirlerde evlerin kapılarını çalıyorlar, çocuklarını okula göndermeyen ailelerle konuşuyorlar, onlara bilginin çiçekli bahçelerinden sesleniyorlardı…

  Bu güzel kampanyanın içine başka fotoğraflar da karışıyor. Televizyonun alt köşesinde yüzleri soldurulmuş, kardelenler kadar muhteşem kızlar ellerinde pankartlar taşıyorlardı: \”HAYDİ KIZLAR OKULA…! KAPIDAN KOĞULMAK İÇİN…!\”

  Okul kapıları yüzlerine kapatılan, saçlarından yerlerde sürüklenerek kapı önünden koğulan, bir köşe yazarınca iffetlerine alçakça saldırılan mağdur kızlar öyle ya da böyle bir yerlere yerleştirdiler kendilerini.

  Okudular veya okumadılar. Okudularsa daha bir keskin bilendikleri kesin. Okumadılarsa yetiştirecekleri çocuklara içlerinde yanıp tutuşan, sönmeyen ateşi KANAYAN GÖZ YAŞLARIYLA anlatacaklar. Bu ateşle yanarak yetişen bu çocuklar her halde bizlere hayır duada bulunmayacaklar…!

  Bu en temel hakları ellerinden alınmış kızlarımız öyle ya da böyle yaşamaya devam etmek zorundalar. Onlar da öyle yapıyorlar, yapacaklar… !

  Ama \”haydi kızlar okula\” kampanyası gelip bir kez daha yaraları tazeledi işte… İnsana yakışan bir şey değildi bu. Bütün kızların bu kampanya ile okula gönderilmesi isteniyordu ama başörtülü kızlar hariç… Oysa, herkes gibi başörtülü kızların da insan gibi yaşayabilmek her halde en temel hakları idi.

  Ayşelerin, Fatmaların, Haticelerin ve Esmaların da umutları, gelecek hayalleri var ve bu hayallerini yaşatıyorlar. Onlar da en temel insan hakkı olan \”okuma\” haklarını özgürce kullanmak istiyorlar.

  Ama her gün televizyonlarda sanki bütün ülke kızlarının okuması isteniyormuş gibi yanıltıcı bir şekilde sunulan, \”haydi kızlar okula\” kampanyasının yalancı gürültüsü arasında onların gözyaşları ve çığlıkları kaybolup gidiyor.

  Şimdi bütün kapılar yüzlerine kapanan kızlar, \”okuma sadece bazı kızların hakkı mı\” sorusunun yanıtını arıyor. Çünkü onlar, yıllarca kızlarını okula göndermemenin \”cehalet\” olduğunu söyleyip duran ama bazı kızlar okumak istediğinde, onlar için okul kapılarında başlarını açmak için \”ikna odaları\” kuran ve onlara \”vebalı\” muamelesi uygulayan arızalı zihniyete boyu eğmiyorlar.

  Egemen oligarşi kızların kafasını içini okuyor ama, erkek çocuklarında bu okuma yeteneğini bir türlü kullanamıyor. Erkeklerin arasında zenci beyaz ayırımının henüz teknolojisi keşfedilemedi.

  Kızların zenci kanı taşıdıklarını, kafalarının içinde örümcek olduğunu şıp diye anlıyorlar. Okul yüzü görmeyen, gösterilmeyen bu kızlar ülke için sakıncalıdır…! Kafalarının içinde bu ülkeyi yıkacak plânlar vardır…!

  Onlar ajandırlar. (Ne demekse…?), Onlar kötü fikirlerin sahibidir…!, Onlar okurlarsa ülkeye daha çok zararları olur…! Bunun için okumayacaklar…! Onları okutmayacağız…! O zaman zararları daha az olacak…!

  Onların yetiştirecekleri çocuklar mı…? Annelerinin bu örümcek yüklü kafalarından payını alarak dünyaya gelecek çocukların ülkeye zararlı olacakları çok açıktır…! Bu tehlikeli geleceğe engel olmak için onlara çocuk doğurma izni de verilmeyecek…! Yakında bir 28 Şubat kanunu, hayır kanunu değil yönetmeliği çıkarılacak…! Çünkü 28 Şubat\’ın dayatmaları kanunla olmuyor, bir kişinin yazdığı, yazdırdığı yönetmelik yeter de artar bile.

  Fakat o kızlar isyanları oynamıyorlar…! Oynayamıyorlar…! Onlar da vatandaş mı…? Onlar 21. Yüzyıl Türkiye\’sinde \”İnsanlık nerede…?\” diye soruyorlar… Temel insan haklarını arıyorlar. En temel insan hakkından yoksun bırakılan bu çocukları savunacak insan da yok bu ülkede. Kızlarını okutmayan bir millet için, 21. Yüzyıl Türkiye\’si için bu bir kanayan yaradır, bu bir yüz karasıdır.

  Sadece bazı kızların okula alındığı, bazı kızların da ( bunların hepsi beyazların çocuklarıdır) okula çağrıldığı \”yalancı\” bir kampanya değil, bütün Türkiye kızlarının okumasını isteyen, tek bir kızı dışarıda bırakmaksızın bütün kızları içine alan gerçek bir kampanyayı bekliyorlar… Siyah – beyaz her renkten erkek çocuğunun yararlandığı, bir insanın doğuşundan kazandığı fakat egemen oligarşinin hiç bir yasal dayanağı olmayan ve zorla gaspettiği en temel insan hakkının kendilerine de tanınmasını istiyorlar.

Leave A Reply

Your email address will not be published.

This website uses cookies to improve your experience. We'll assume you're ok with this, but you can opt-out if you wish. Accept Read More